Dünya Ekonomik Forumu’nca (WEF) sermayenin enternasyonali olarak tasarımlanan Davos Zirvesi ‘Parçalanan Dünyada Ortak Gelecek Oluşturmak’ temasıyla düzenlendi. Cumhurbaşkanlığı eski danışmanlarından Cüneyt Zapsu da zirvedeydi. Zapsu, yeni çağ ve yeni dünya düzeni ilgili ilginç açıklamalar yaptı.

İnsanlığın Son Normal Nesli Miyiz? Cüneyd Zapsu’nun Davos 2018’den Çarpıcı Uyarıları

Dünya Ekonomik Forumu’nun (Davos) 2018 yılındaki toplantısı, sadece ekonomi ve siyasetin konuşulduğu sıradan bir zirve değildi. Bloomberg HT ekranlarında yayınlanan ve Forum’un Kıdemli Danışmanı Cüneyd Zapsu ile yapılan röportaj [00:18], siyasi tartışmaların çok ötesinde, insanlığın geleceğine dair tüyler ürpertici bir tablo çiziyor.

Özellikle ünlü düşünür ve yazar Prof. Yuval Noah Harari’nin oturumundan derlenen notlar, hepimizin yüzleşmek zorunda olduğu çok yakın bir geleceği işaret ediyor. İşte o röportajdan blog okuyucularını derin düşüncelere sevk edecek o çarpıcı satır başları:

  1. “Homo Sapiens"in Sonuna mı Geliyoruz? Zapsu’nun aktardığına göre, önümüzdeki 15-20 yıl içinde insanlık bambaşka bir cinse dönüşme eşiğinde [02:47]. İçinde bulunduğumuz nesil, bağımsız düşünebilen son “normal” insan jenerasyonu (Homo Sapiens) olabilir. Gelecek nesillerin, alıştığımız anlamda bağımsız ve hür bir şekilde yaşayamayacağı öngörülüyor [03:36].

  2. Yeni Sınıf Ayrımı: “Veri Sahipleri” ve “İdare Edilenler” Tarih boyunca imparatorluklar toprakla, Sanayi Devrimi ise makineler ve sermaye ile sınıf ayrımları yarattı. Ancak yeni çağın gücü tamamen “Data” (Veri) olacak. Verilerin sahibi olan çok ama çok küçük bir elit grup dünyayı yönetecek, geri kalan devasa kalabalıklar ise sadece “idare edilenler” konumunda olacak [04:30].

  3. Bilgisayarlardan Sonra Sıra “İnsan Beyninin Hacklenmesinde” Bugün cep telefonlarımızın veya bilgisayarlarımızın hacklenmesinden korkuyoruz ancak bu artık geride kalmış bir tehdit. Yeni tehlike, insan beyninin hacklenmesi. [05:08] Biyometrik sensörler (akıllı saatler, sağlık uygulamaları vb.) aracılığıyla beyin dalgalarımız, biyokimyasal reaksiyonlarımız ve ne hissettiğimiz adım adım ölçülmeye ve analiz edilmeye başlandı [05:14]. Bu veriler sayesinde, bir insanın bir olay karşısında ne düşüneceği ve nasıl tepki vereceği önceden bilinebilecek.

  4. Biyolojik Verilerin Kontrolsüzlüğü Zapsu’nun dikkat çektiği en tehlikeli konulardan biri de regülasyon eksikliği. Teknolojinin ve bu verilerin ne yönde kullanılacağına dair dünyada (Çin hariç) ciddi bir kontrol veya yasal düzenleme bulunmuyor [08:34]. Şirketler bu devasa verileri ışık hızıyla işleyip depolarken, devletler “insan hakları” gibi konularla meşgul olup teknoloji devlerini denetimsiz bırakıyor [08:46]. Harari’nin verdiği örnekle; veri ve gözetim gücü sayesinde İsrail’in Batı Şeria’daki her canlıyı 7/24 eşi benzeri görülmemiş bir şekilde kontrol altında tutabildiği belirtiliyor [08:12].

  5. Yeni Nesli Nasıl Yetiştirmeliyiz? Bağımsız düşüncenin ve iradenin tehdit altında olduğu bu “yeni insan çağına” karşı çocuklarımızı nasıl hazırlayacağız? Zapsu’nun bu noktadaki tavsiyesi, çocuklara dini ve manevi telkinler vererek onların tamamen sistemin bir parçası (robotlaşmış) olmasını engellemeye çalışmak [09:37].

Ek Bir Eleştiri: Türkiye Neden Masada Yok? Röportajın sonunda Cüneyd Zapsu, Türkiye’nin uluslararası arenadaki “pazarlama ve PR” eksikliğine de sitem ediyor [06:55]. Dünyanın kaderinin, yeni teknolojilerin ve insanlığın geleceğinin konuşulduğu Davos gibi platformlarda Türk iş dünyasının yeterince temsil edilmediğini, her şeyin sadece devletten beklendiğini vurguluyor [07:05].

Sonuç olarak; Cüneyd Zapsu’nun 2018 yılında yaptığı bu uyarılar, yapay zekanın ve veri madenciliğinin hayatımızın merkezine yerleştiği günümüzde her zamankinden daha anlamlı. Teknolojinin getirdiği kolaylıkları alkışlarken, sessizce kendi zihinsel bağımsızlığımızı o elit veri sahiplerine teslim edip etmediğimizi sorgulamanın vakti geldi de geçiyor.


2019 Röportajı